Üye Ol Anasayfam Yap
Bebek Kokusu'na Hoşgeldiniz. GİRİŞ. Şu anda sitemizde 7 kullanıcı online .
Sitemizin tüm özelliklerine ulaşabilmek için ÜYE olmanız gerekir.
Forumlar Sohbet
Arama Kayıt ol Giriş

Kuğu'nun Karanlık Yüzü ( Black Swan)
Yöneticiler:

Geçeceğiniz sayfa : 1
Görüntelediğiniz sayfa 1 [10 sayfadaki mesaj sayısı]
Bir önceki konu :: Bir sonraki konu
Paylas   Çeşme Başı -> Filmler, Yönetmenler, OyuncularMesaj formatı
 
A.OZAN
Gönderildi 16/2/2012 10:34 (#3709764)
Konu: Kuğu'nun Karanlık Yüzü ( Black Swan)



50005000500050005000500050002000100100
Bulunduğunuz yer: 23 derece 44 dakika yamuk bir gezegende
Çocuk Sayısı: 1
84. Oscar ödüllerine 1 ay kala bir yıl geriden gelen bir yazı oldu ama neyse..

Darren Aronofsky son iki yıldır akademi ödüllerine musallat oldu. Pi’den beri pek de sesi soluğu çıkmayan, ama Pi ile akılda kalan ve bir yerden hortlayacağını belli eden bir yönetmendi. Öyle de oldu.

İlk sinyal The Wrestler ile geldi. Neredeyse otobiyografik bir sakinlikte bağımsız sinema yaratan bir kafayla çekilen film akademi ödüllerine aday oldu ama Jüri temkinli davrandı. Aranofsky sırf hırsını akademiden çıkarmak için Siyah Kuğu’yu çekip yeniden Akademinin surlarına dayandı diyemem, çünkü Siyah Kuğu anormal bir hırsın öyküsü olmasına karşın hırs eşliğinde çekilmiş bir film değil, aksine Aronofsky’nin kendinden geçerek büyük bir titizlik içinde çektiği bir çok özelliği barındıran bir film.

Eski bir balerin olan annesinin kuzusu, hayatında baleden başka pek birşey olmayan, yetişkin olmasına rağmen annesinin etkisiyle birlikte hala küçük kız çocuğu ruhuna sahip ve öyle yaşayan (odasındaki oyuncak peluş bebekler,ayıcıklar, pembe beyaz oda takımı vs..) balerin Nina’nın (Natalie Portman) öyküsünde, Aronofsky’nin filmi ince ince işlemesine ve dozu ayarlanmış olan gerçek dünyada geçen bir psikolojik gerilime tanık oluyor izleyici.

Sezon açılışını Tchaikovsky’nin Kuğu Gölü balesi ile açacak olan grubun başkanı Leroy’un (yerli yerinde bir Vincent Cassel) yeni sezonda farklı bir Kuğu Gölü yorumu istemesi üzerine gösterinin başrolü Beyaz ve Siyah Kuğu’yu (her ikiside aynı balerin tarafından canlandırılacak) kapmak için balerinler arasında amansız bir çekişme başlar. Yeteneği ve hırsı yüzünden mükemmel bir beyaz kuğu olabilen ama hayatı ve dar alana sıkışmış ruhu yüzünden bir türlü tezatı olan karanlık siyah kuğu olacak performansı sergileyemeyen Nina, başrolün kendisine verilmesi üzerine üzerindeki baskının altından kalkmaya çalışacak ancak taşıyamayacağı kadar ağır ve karanlık bir rol olan Siyah Kuğuya dönüşmenin bedelini çok ağır ödeyecektir.

Bastırılmış cinselliğini bile yaşayamaması, grup içindeki çekişmeler, anne faktörü, Leroy’un yeni ve daha genç bir gözde (küçük prenses) istemesi üzerine artık emekli olmak zorunda kalan hırsını ve emeklilik öfkesini yenememiş usta balerin Beth’in (olgunlaşmış ve harika görünen salyalarımı akıtıp ekran karşısında beni secde ettiren Winona Ryder) trajik mesleki finali, Nina’nın ruhunda hissettiği baskının giderek artmasına sebep olurken, siyah kuğu rolünde de çok başarılı olan aykırı ve özgür balerin Lily (süper performanslı bir Mina Kulin) ile olan tuhaf dostluğu ve aynı zamanda rekabeti Nina için sonun başlangıcı haline gelir. Ruhunun karanlık tarafını özgür bırakmakta zorlanan Nina, ( Leroy’un filmin finaline doğru kulağına fısıldadığı ‘’önündeki tek engel kendinsin’’ sözü) gerçek hayatındaki aşırı kontrolcü, tedbirli ve baskıcı yönü ile Siyah Kuğu’nun karanlık tarafı arasında gidip gelirken, şizofreninin sınırlarında, üstelik gittikçe artan bir dozda, hayatında en çok istediği bu rol için kimselerin bilmediği bir ruhsal acıyı da çekmek ve Siyah Kuğu’ya dönüşmenin sancılarına ‘’beden bulmak’’ zorundadır.

Darren Aronofsky, yanına bale ve Tchaikovsky’i de alarak Cronenberg filmlerinde görmeye alışık olduğumuz modern ve sıradışı bir gerilim yaratmış. Bale esnasında olsun, provalar olsun kamerasını dansçılarla bire bir hareket ettirip ayak seslerini müzikle orantılı bir şekilde veren ve o güzelim aynalı çekimleri gerçekleştiren Aranofsky, Nina’nın ruhsal dünyasını sanki kötü kalpli ikiziymiş gibi izleyen bir çekim tekniğinde çok başarılı oluyor ki bunda kendisini iyi anlamayı başaran görüntü yönetmeni Matthew Libatique’un payı büyük. Kara bir masala dönüşmeden önce Nina’nın yaşayacağı tüm psikozları dozunda ve izleyiciye makul mantıklı senaryo manevraları ile veren ve film boyunca sırrını korumayı pek başaramasa da( ya da öykü gereği zaten filmin böyle bir derdi yoktur) Nina’nın iç dünyasındaki savaşı çok iyi metaforize eden sahneler üreten yönetmen zekasını konuşturuyor.

Natalie Portman’ı izlerken aklıma Tom Hanks geldi. Sıradan bir oyuncu iken Philedelphia ve Forrest Gump ile hayatının en zor iki rolünü bütün performansını ortaya koyarak oynayan Hanks’a benzettim Portman’ı. Leon’un küçük kızı, Mike Nichols’un Closer’ı Natalie Portman, oyunculuktan aktrisliğe geçiyor. Gerek bale gerekse zor karakter Nina’yı üstün bir performansla ve ödün vererek canlandırdığına inanıyorum. Brian De Palma’nın kült filmi Carrie’deki psikopat anne Pieper Laruie’nin light hali anne rolü Barbara Hershey tarafından canlandırılıyor. Mila Kulin ise Nina’nın karanlık tarafında olan ve Leroy’un olmasını istediği Lily rolünde başarılı.

Tchaikovsky mi?
O zaten mükemmel.

Düzenleyen A.OZAN 16/2/2012 10:45




(imaddges.jpg)



(images.jpg)



(black-swan-8954-1280x800.jpg)



(o-telluride-review-darren-aronofsky-s-black-swan.jpg)



Ekler
----------------
Ekler imaddges.jpg (7KB - 602 Downloads)
Ekler images.jpg (6KB - 528 Downloads)
Ekler black-swan-8954-1280x800.jpg (7KB - 545 Downloads)
Ekler o-telluride-review-darren-aronofsky-s-black-swan.jpg (20KB - 564 Downloads)
Yukarı
PINAR75
Gönderildi 14/3/2012 11:43 (#3720190 - Cevapladığınız Konu : #3709764)
Konu: RE: Kuğu'nun Karanlık Yüzü ( Black Swan)



Onur Üyesi

Mesajlar: 22175
50005000500050002000100252525
Bulunduğunuz yer: Samsun
Çocuk Sayısı: 2
Ozan, uzun süredir yoğunluktan siteye giremedim
Bugün girdim ve ilk yazını gördüm.
Tabi yorumsuz durur muyum:)

The Wrestler'de Mickey Rourke yeniden doğuşunu yaşamış gerçekten.
Filmi Oscar ödüllerinden sonra seyrettim.
Açıkcası Oscar'ı alması konusunda biraz önyargılıydım.
En şaalı zamanında bile karakter oyuncusu olarak görmediğim Mickey Rourke, bu şişirilmiş surat ve uyuşturucu maddeyle ayakta zar zor durduğu izlenimi veren haliyle Oscar alabilecek ne yapmış olabilirdi...
Ama valla da billa da yapmış adam..garip ama böyle durağan ama seyir isteğini kaybettirmeyen filmi doğal oyunculuğu ile "iyi film" sıfatıyla kafama yazılmasını sağladı.

Black Swan'a gelince..
Ahh Black Swan...
Yine Oscar'dan sonra, bakalım neymiş bu velvele diye meraktan cd.sini koyup seyrettiğim bir film.
Beklenti yine zayıf.
Peki sonuç:
Senelerdir seyrettiğim en başarılı "en iyi kadın oyuncu" performansıydı.
Hatta öyle iyiydi ki, özellikle filmin ortasından itibaren, her mimiği her hareketiyle dehteşe düşürdü beni.
Hele Final sahnelerini hiç söylemeyeyim:)

Benim gibi bale opera ve benzeri kültürel faaliyetlerin yanından bile geçmeyen biri için bir balerinin yaşadıklarını anlatan ve sürekli bale seyrettiğimiz bir filmin üzerimde bu etkiyi yaratabilmesi sinemanın ve oyunculuğun gerçek gücünü ispatlıyor.

Holywood uzun süredir kendini tekrarlayan şeyler yapıyor aslında
Sinemaya seyrek uğrar oldum (Alacakaranlık Serileri kaçmıyor tabi:)
Ama ara ara işte böyle işler çıkartırıyorlar ki, dönüp dolaşıp ağzından yine aynı kelimeler dökülüveriliyor;
"BU ADAMLAR BU İŞİ BİLİYOR AĞĞBİİİİİİ"



Herkese sevgiler
Yukarı
A.OZAN
Gönderildi 14/3/2012 13:17 (#3720251 - Cevapladığınız Konu : #3720190)
Konu: Re: Kuğu'nun Karanlık Yüzü ( Black Swan)



50005000500050005000500050002000100100
Bulunduğunuz yer: 23 derece 44 dakika yamuk bir gezegende
Çocuk Sayısı: 1
Adamlar işi biliyorlar ağbiii demek he hee..
Alacakaranlık serileri dediğin şu ''kızı kurda kuşa kaptırmamak'' hikayesimi?


Gençlerin ağzının salyalarını akıtan gerçeküstü aşk herzaman satar. asıl onlar işi biliyor usta...
Yukarı
PINAR75
Gönderildi 14/3/2012 13:42 (#3720264 - Cevapladığınız Konu : #3720251)
Konu: Re: Kuğu'nun Karanlık Yüzü ( Black Swan)



Onur Üyesi

Mesajlar: 22175
50005000500050002000100252525
Bulunduğunuz yer: Samsun
Çocuk Sayısı: 2

hee o işte

esas kız, "babyface" kurtadama değil de "cool" vampire yar olsun diye neredeyse dua ederek seyrettiğimiz o film.
yani.. şahsen ben Edward'cıyım.


Oscar ödüllü filmlerin analizinden..populer kültürün derinliklerine..itinayla seyahat edilir
Yukarı
A.OZAN
Gönderildi 14/3/2012 13:49 (#3720270 - Cevapladığınız Konu : #3720264)
Konu: Re: Kuğu'nun Karanlık Yüzü ( Black Swan)



50005000500050005000500050002000100100
Bulunduğunuz yer: 23 derece 44 dakika yamuk bir gezegende
Çocuk Sayısı: 1
Aman diyeyim bileğimi kessen Edward akar diye yazma. Yerin kulağı var herif mazallah kanın kokusunu alır malır ... Seni de kireç gibi suratla görmeyelim
Yukarı
Geçeceğiniz sayfa : 1
Görüntelediğiniz sayfa 1 [10 sayfadaki mesaj sayısı]
Başka Foruma Geç :
Bu forumda arama yapmak için
Print edilebilir versiyon
Konuyu E-mail ile link olarak gönder

Bebek Kokusu Web Sitesi MediOzon.com - Medicolozon.com Eser Medikal Sağlık Hiz.Tic.Ltd.Şirketi nin Aile ve Çocuklarımıza hizmetidir.

Bebek Kokusu Sitesinden Uyarı.
Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır. Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Yazılar, sadece yazarların bilgilerini, deneyimlerini ve fikirlerini aktarmaktadır. İçeriği başkaları tarafından doğru ve geçerli bulunmayabilir. Sitede yer alan yazı ve resimlerin kopyalanması, her türlü kullanımı ve bilgilerin uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki, mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece bu eylemi gerçekleştiren kişilerin sorumluluğundadır. Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiç bir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz.

Site Kullanım Kuralları, Hukuki Şartlar ve Telif Hakları



(Bu siteye ait tüm cookieleri sil)