Bebek Kokusu.Com; Bebek, Çocuk, Anne, Baba, Sağlık, Hamilelik, Psikoloji, Beslenme, Sağlıklı Yaşam, Çocuk Oyunları ve Daha Bir Çok şey
Anasayfam Yap
Engelli Çocuklarımız - Sendromlar
 
Paylaş Yorumla

Çocuklarda Matematik Bozukluklar

Özel Öğrenme Bozukluğu gösteren çocukların büyük bir bölümü matematik öğrenirken zorlanır. Ancak bazı çocukların sadece matematik alanında zorlukları vardır.

“Yine mi matematik öğretmeni ! “ diye öfkeyle kapıyı çarptı Aslı. Bu eve gelen 5. matematik öğretmeni olacaktı. Aslı’nın ne matematik ile ne de matematik öğretmenleri ile yıldızı bir türlü barışmıyordu. Daha anaokulu yıllarında iken başlamıştı matematik canavarı ile savaşı. Saymak, arttırmak, eksiltmek, çarpmak, bölmek... Nefret ediyordu bu kelimelerden! Hele annesinin sesini en tatlı hale bürüyerek “Aslı’cığım ne dersin biraz problem çözelim mi” ile başlayan ve “Ahmet artık dayanamıyorum, babası olarak biraz da sen çalıştır!” haykırmaları ile biten matematik sınavı önceleri bir kabustan farksızdı. Her tür öğretmeni denemişlerdi yumuşak, disiplinli, genç, oyun ile öğreten.... Ama hiçbir öğretmen Aslı’nın inatla tekrarladığı hatalara dayanamıyordu. Son öğretmeninin sabrını taşıran olay, Aslı’nın 15. derste bile ısrarla toplama ve çıkarmaya soldan başlamaya kalkması idi. Sadece derslerde mi, Aslı’nın günlük hayatında da matematik başına belaydı. Bakkaldan 8.000.000 TL’lik alışveriş etse, uzun süre bakkalda hangi parayı vereceğini düşündükten sonra, 5.000.000 lirayı uzatıveriyor ve paranın üzerini bekliyordu. Bir kaç kez mahcup olunca artık bakkala gitmeyi de kesinlikle reddetmeye başlamıştı.

Aslı da, öğretmeni de, ailesi de bu garip hataların nedenini anlamıyorlardı. Ailesi ve öğretmenler Aslı’nın matematik dışında pek çok şeyde son derece başarılı olduğunu görüyorlardı. Örneğin; mükemmel şiirler yazıyor, okuldaki resim yarışmasında birinci oluyor, başarılı bir biçimde sınıf başkanlığı yapıyor, bilgisayarda harikalar yaratıyordu. Herkes zekasından ve terbiyesinden emindi;ama sıra matematiğe gelince sanki onlarla alay etmeye başlıyordu. Elde hesabı yapılması gereken işlemlerde eldeyi kesinlikle unutuyor, sayıları zaman zaman ters okuyup, yazıyor, dört basamaktan fazla olan sayıları okumakta güçlük çekiyor, çarpım tablosunu ezberleyemiyordu. Söz konusu olan matematik olduğunda ona neler olduğunu Aslı da kavrayamıyordu. Ama çok iyi bildiği bir tek şey vardı: Matematikten NEFRET ediyordu! Ve yeni bulunan öğretmeni de asla kabul etmeyecekti!

Sonunda Aslı’nın matematik ile ilgili problemini çözmek üzere bir psikologa danışmaya karar verdiler. Uzun görüşmeler ve incelemeler sonucunda Aslı ile matematik arasına giren kara bulutların nedenini açıklandı. Aslı’nın zekası son derece parlak idi. Sorun “Dyscalculia” (diskalkuli) veya diğer adıyla “Aritmasteni” idi. Yani “Matematik Öğrenme Bozukluğu”! Bu bozukluğa sahip olan her çocuğun matematiği öğrenmede ve kullanmada yetersizlikleri oluyordu.

Aslında “Özel Öğrenme Bozukluğu” gösteren çocukların büyük bir bölümü matematik öğrenirken zorlanır. Ancak bazı çocukların sadece matematik alanında zorlukları vardır. Bu zorluklar “Aritmetik Disorder”, “Dyscalculia”, “Matematiksel Bozukluk” veya “Matematik Öğrenme Bozukluğu” şeklinde adlandırılır. Bu bozukluğa sahip olan çocukların matematik öğrenmede ve kullanmada yetersizlikleri vardır. Bu çocukların hepsi normal veya normalin üzerinde zekaya sahiptir.

Matematik bütün kültürlerde aynı olduğu için evrensel bir dil olarak kabul edilmiştir. Sembolik bir dil olan matematikle uğraşırken pek çok yeteneğimizi kullanmamız gerekir. Bu yeteneklerden bazılarını şöyle sıralayabiliriz: Kavrama, bilgi kaydetme, kaydedilen bilgiler içinden doğru olanı seçme, mantık ilişkisi kurabilme, sıralama(önce-sonra), soyut sembolleme, gruplama, miktar ilişkileri, görsel-işitsel dikkat, hafıza vb..... Bu yeteneklerden birinde, birkaçında veya tümünde güçlükleri olan çocuklar (dereceleri birbirinden farklı olmak üzere) matematik alanında zorlanırlar. Yukarıda sözü edilen matematiksel yeteneklerin pek çoğunun yeterli düzeyde olup olmadığı bazı testler (yapılandırılmış görüşmeler, soru formları ve değerlendirme formları ışığında) ile saptanabilir. Testler bu konuda uzmanlaşmış bir psikolog tarafından yapılmalı ve yorumlanmalıdır. Yorumlama aşamasında sınıf öğretmeninden ve aileden alınacak bilgilerin, çocukla yapılan ön görüşmenin çok önemli bir yeri vardır.

Önceleri hiç bilinmeyen bu sorunun farkına varılmasıyla rastlanma oranı günden güne artmaktadır. Genel olarak görülme sıklığı %10 olarak kabul edilir. Ancak sıklığın %25-50 olduğunu iddia eden araştırmalar da vardır. Anaokulu yıllarında da fark edilebilmesi için birkaç küçük sinyal vardır; ancak ilkokul çağında matematiksel öğrenme bozukluğu daha kuvvetli sinyaller göndermeye başlar ve fark etmek daha kolaydır. Bu konuda da ailelere şu gözlemleri dikkate almaları önerilebilir:

Çocuğunuz sayı sembollerine geometrik şekilleri, harfleri kopyalamakta zorlanıyorsa ( 6 yerine 9, ev yerine ve 31 yerine 13 gibi...) önemli bir bulguyu gözlüyorsunuz demektir. Bu bulgular görsel algı ve görsel motor kusurlarıdır. Genellikle bu çocukların yazıları da kötüdür. Sayıların değerlerini algılamakta da güçlük çektikleri ve doğru yazamadıkları için de hesaplamalarda hata yaparlar.

İşlem yaparken çocuğunuz sürekli 10 parmak hesabı yapıyor, 10 parmağı geçen işlemlerde hata yapıyor, sonucu kafadan atıyorsa bu da önemli bir bulgudur .

Çocuğunuz çok çabuk kayboluyorsa, yolunu bulmakta güçlük çekiyorsa, sabah ve öğleni karıştırıyorsa, saatin, dakikanın ve saniyenin ne kadar olduğunu tahmin edemiyorsa, bir işin ne kadar uzun süreceğini kestiremiyorsa, toplama ve çıkarma işlemlerine soldan başlıyorsa bütün bunları göz ardı etmeyin. Matematiksel güçlüğü olan çocuklar yön ve zaman kavramlarında zorlanırlar.

Çocuğunuz “toplama yap” vb. dendiğinde temel matematik işlemlerinin kurallarını otamatik olarak uygulayamıyor, cevaba ulaşmak için çok büyük zaman ve çaba harcıyorsa; “küp çiz”, “eşkenar dörtgen çiz” vb. dendiğinde şeklin resmini nasıl çizeceğini hatırlamıyor ise bunu dikkate alın. Çocuğunuzda hafıza problemleri olabilir. Hafıza matematik alanında önemli bir yetenektir.

Bazen de dil yetenekleri gelişmemiş olan çocuklar matematikte zorlanırlar. Çünkü arttırma, eksiltme, basamak değeri, komşu basamaktan onluk alma, eldeli işlemlerde elde tutma gibi kavramların anlamlarını karıştırırlar. Karmaşık bir dille ifade edilen problemleri anlamakta zorlanırlar. Dil yapısını anlamayınca da çözüm için gerekli planı ve matematiksel işlemleri yapamazlar.

Bazen de çocuklar probleme yaklaşım ve çözüm konusunda yeterli stratejiye sahip olmamaları nedeni ile matematikte zorlanırlar. Bu tür çocuklar bilgiyi hatırlama, geri çağırma, strateji geliştirme ve uygulama konularında yavaş olabilirler. Fakat uygun eğitim verildiğinde matematiksel stratejileri edinip kullanabilirler.

Bu tür bulgular veren bir çocuğu sosyal çevresi, ailesi, öğretmenleri, diğer alanlarda başarılı olan bu çocuğun kendileriyle dalga geçtiğini, canı istemediği için başarısız olduğunu düşünürler. Çocuğun şımarıklığından kaynaklandığı düşünülerek genellikle baskılı ve zorlayıcı bir tarzda davranılır. Bu yöntem sonuç vermeyince yumuşak bir yaklaşıma geçilir. Ama çocuk çoktan pes etmiş olur. Matematikle ilişkili her şeyden, herkesten ve her yerden kaçar bir hale gelir. Genellikle bir psikologa başvurmak son çare olarak düşünülür. Genellikle de zekası hakkında bilgi edinmek için!

Çocuk için oldukça zor olan bu şartlar altında, çocuğun kendisi ile ilgili düşünceleri de olumsuz şekiller alır.

Matematiği yapamadığıma göre ben pek akıllı değilim diye düşünmeye başlar. Matematik konusunda çevredeki herkes üzerine gelmeye başlayınca da ürker, sıkılır, dönem dönem yeniden çabalar. Ama olmayınca matematiğe küser. Bazı çocuklar bundan dolayı çok büyük güvensizlik ve suçluluk duyguları geliştirirler.

Şayet çocuk matematik kaygısı ve matematiğe duygusal reaksiyon geliştirdiyse işler iyice sarpa sarar. Çünkü artık matematik problemleri ile karşılaştığında donup kalmaya başlar. Sahip olduğu bilgiyi hiç kullanamaz ve transfer edemez hale gelir. Ayrıca pek çok teoriye göre herhangi bir alanda öğrenme güçlüğü olan çocukların öğrenmeye biyolojik olarak hazır olmalarında da (özellikle dikkatlerinde) problem vardır. Günlük yaşamda değişik durumlar değişik uyanıklık ( hazır olma) seviyelerini geliştirir. Düşük seviyede uyanıklılık evde dinlenirken, orta seviyede uyanıklık ise matematik öğrenirken sahip olmamız gereken seviyedir. Baskıcı bir okul sistemi öğrenciyi aşırı uyanık olmaya iterse anksiyeteye yol açar. Bu da düşünememe, organize olamama, reddetme ve matematik fobisi gibi problemler doğurabilir.

Matematik Öğrenme Bozukluğuna sahip çocuklar bir psikolog tarafından özel eğitim çalışmasına alınır. Bu çalışmada çocuğun yetersiz olan yetenek alanlarına hitap eden egzersizler yaptırılır. Egzersizler defter çalışmaları, çalışma kağıtları ve bilgisayar programları dahilindedir. Çocukların hoşlanarak yapacakları eğlenceli bir tarzda geliştirilmiştir. Özel eğitim çalışmalarının süresini belirlemek güçtür. Ancak uzun süren bir çalışmadır. En az 6 ay sonra testler tekrarlanır ve yetenek alanlarının yeterince gelişip gelişmediği kontrol edilir. Yeterli düzeyde bir gelişim kaydedilirse özel eğitim çalışmalarına son verilir.Ancak çocuk belirli bir süre aralıklı kontrol görüşmelerine çağırılır. Bu aşamaların sonunda çocuk akademik yaşantısında önemli bir pürüz yaşamaksızın yol almaya başlayacak, eski sıkıntılarını unutacaktır.

Özel eğitim çalışmaları esnasında uzman, aile ve öğretmen üçgeni iyi bir işbirliğine girerlerse gelişim süreci hız kazanır. Problem ne kadar erken tanınırsa o kadar çabuk çözülecektir. Matematik Öğrenme Bozukluğu, çözümü olmayan bir problem değildir. Ancak ailelerin ve öğretmenlerin dikkatli gözlemleri ışığında doğru bir uzmana başvurulması büyük bir önlem taşımaktadır.

Matematik Öğrenme Bozukluğunun Kolayca Gözlemleyebileceğiniz Belirtileri (Bu Belirtilerin Tümü Birden Aynı Çocukta Gözlemlenmeyebilir.)

  • Normal ya da normalin üzerinde bir zekaya rağmen, matematik başarısızlığı, matematiğe karşı olumsuz bir tutum
  • Dikkatsizlik
  • Aşırı hareketlilik veya aşırı yavaşlık
  • Dağınıklık, organize olamama
  • Yön hataları (sağını-solunu ayırt edememe, işlemlere ters yönden başlama aşağıdan yukarıya çıkarma yapma vb.)
  • Çarpım tablosunu ezberlemede zorluk
  • Saati öğrenmede zorluk
  • Mesafelerin uzunluğunu, ne kadar zaman da kat edebileceğini tahmin etmede büyük hatalar
  • Eldeli hesaplamalarda başarısızlık
  • Onluk bozmada başarısızlık
  • Çift basamaklı işlerde sütunlardan birini toplama, birini çıkarma
  • Basit geometrik şekilleri çizememek, tanımlayamamak
  • Miktar ve para hesabını yapmada zorluk
  • İşlemlerde sürekli 10 parmak kullanmak
  • Matematiksel terimleri, kavramları, işlemleri birbirine karıştırma, anlayamama
  • Problem çözerken strateji geliştirememe
  • Okurken problemi gözünde canlandıramama
  • Cetvel, pergel, gönye gibi ölçüm aletlerini kullanamama
  • Sayıları okumakta, tanımada güçlük
  • Sayıların sırasını ve anlamını kavrayamama
  • Sayma hataları yapma

Olcay Güner
Klinik Psikolog
www.dbe.com.tr

Paylaş
Paylaş Yorumla Yazdır
Tüm Yorumlar
Yorumlar : 1 yorum
ayselozken - 2012/09/22
Abamer mental aritmetik abaküs temelli bir zihin geliştirme programıdır.Beynin sağ ve sol loblarını senkronize bir şekilde çalıştırarak öğrencinin yaratıcılığını artırır.Ayrıca dikkat eğitimler ile öğrencinin odaklanmasını artırır.Öğrencilerin matematik başarısı arttıkça diğer derslerde de başarıları artmaktadır.Ayrıntılı bilgi için www.abamer.com sitesini inceleyebilirsiniz


  Doktor Forumları
Biz Bize Forumları
Candan Cana Forumları
Çok Gizli Forumları
Sohbet Odaları


Sitede ara

 

Bebek Kokusu Web Sitesi MediOzon.com - Medicolozon.com Eser Medikal Sağlık Hiz.Tic.Ltd.Şirketi' nin Aile ve Çocuklarımıza hizmetidir.

Bebek Kokusu Sitesinden Uyarı.
Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır. Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Yazılar, sadece yazarların bilgilerini, deneyimlerini ve fikirlerini aktarmaktadır. İçeriği başkaları tarafından doğru ve geçerli bulunmayabilir. Sitede yer alan yazı ve resimlerin kopyalanması, her türlü kullanımı ve bilgilerin uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki, mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece bu eylemi gerçekleştiren kişilerin sorumluluğundadır. Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiç bir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz.

Site Kullanım Kuralları, Hukuki Şartlar ve Telif Hakları